28 Kasım 2008 Cuma

Dünya barışına inovatif yaklaşım...

Her daim iniş çıkışın bol olduğu, gündem için konu sıkıntısı çekilmeyen bir ülkenin evlatları olarak şu an içinde bulunduğumuz durumu bünyemizin garipsediğini zannetmiyorum. Amerika’nın önemli trend uzmanlarından Faith Popcorn da kendi ülkesi başta olmak üzere (hava kirliliğinden terörist saldırılara kadar her çeşit negatif faktör yüzünden) içe kapanma ve gelecek hakkında daha endişeli olmamız trendlerine dikkat çekiyor.



Tam da ekonomik krizi nasıl atlatacağız, 2009 nasıl geçecek derken, bir anda geleceğin 4 büyük gücünden (BrasilRussiaIndiaChina) Hindistan’da yaşananların şu an için din odaklı görünmesi 11 Eylül’ü hatırlatıyor. Ana haberlerde Türk rehinelere Müslümanlık testi yapmaları ve ardından gayrimüslimleri katletmeleri kelimelerle ifade edilmeyecek kadar ağır.



Niye bu nefret diye sorgularken (ki aslında pek de sorgulamaya gerek yok, dilerseniz başta Eric Hobsbawm olmak üzere literatürü hızla tarayabilirsiniz), aklıma Fortune’un bu sayısında işlediği “geleceğin 10 gurusu” yazısında yer alan BJ Fogg geliyor. Kendisi Stanford Üniversitesi’nde İkna Teknolojisi Laboratuarı’nın hem kurucusu hem de mevcut yöneticisi. Deneysel psikolojiden yararlanarak bilgisayarların ya da cep telefonlarımızın davranış ve düşüncelerimizdeki etkileri üzerine kavramlar üretip araştırmalar yürütüyor.



Şu anki en önemli projeleri arasında ise “barış inovasyonu” adını verdiği çalışması bulunuyor. Amaç, ikna edici teknolojiler geliştirerek gelecek 30 yıl içinde dünya barışına ulaşmak. Her ne kadar kendisi de bu çabayı naif bir tutum olarak değerlendirse de kesinlikle başarılabileceğine inanıyor. Ne dersiniz, hep birlikte umudu kaybetmeden uğraşmak ve çalışmak gerek, öyle değil mi?

Hiç yorum yok: