japon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
japon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Şubat 2009 Çarşamba

Japon bulmaca rüzgarı...

Gazetelerimizin çoğu günlük bulmaca eki veriyor. Kimilerine göre pek değerli bir başlık olarak görünmeyebilir ama gözlediğim kadarıyla orta yaşını devirmeye başlamış, çok fazla yoğunluğu olmayan kesim arasında müptelası çok. Birkaç yıl öncesine kadar 7'den 70'e herkesin arasında ise sudoku patlaması yaşanmıştı. Kakuro’yu da unutmamak lazım.

Kelimelerden de anlaşılabileceği gibi, problem çözme yeteneğini ciddi geliştiren bu bulmacaların anavatanı tabii ki Japonya. Fakat ilginç olanı geçen yıldan beri İngiltere’nin önemli gazetelerinde rastlanan, bu yılın başında New York Times’ın öne çıkardığı yeni bir oyun var: Kenken.



2004 yılında Tokyo’da matematik hocası olan Tetsuya Miyamoto’nun geliştirdiği oyun, yaratıcısı tarafından “öğretmeden öğretme sanatı” olarak tanımlanmış. Sudoku felsefesinden yola çıkılarak yine (4x4,.... 9x9) bir karemiz mevcut. Ancak bu kez, karelerin içinde 4 işlem devreye giriyor. Her satır ve kolonda rakamlar yine bir kez geçecek.



Tabii işin sırrı, hemen patent alınmasında, Japonya’nın yayıncılık devi (aynı zamanda eğitime yönelik oyuncak üreticisi) Gakken'in himayesine girilerek, Amazon ve Nintendo’yu bağlamakta. Gerisi zaten planlı bir pazarlama aktivitesine dönüşüyor.



İşim olmaz bu piyasa ürünleriyle derseniz, size Finli Seppo Mustonen’in istatistik yazılımdan çıkarttığı Survo’yu tavsiye edebilirim. Bulmaca, birkaç yıldır Finlandiya’nın 2. büyük gazetelerinden Ilta Sanomat'ta ve Helsinki Üniversitesi'nin çıkarttığı Bilim Dergisi’nde yayınlanıyor.

16 Ocak 2009 Cuma

Zihni sinir Japonlardan kedisevenlere özel!

Temmuz 2008’de yayınladığım “Yedek Yaşamlar” başlıklı yazımda Japonların, düşen doğum oranı ve artan yaşlı popülasyonuyla bağlantılı olarak oyuncak bebeklere karşı bir tutku beslediklerinden bahsetmiştim. Aynı duygu, evcil hayvanlardan özellikle kediler için de geçerliymiş.



Japonya’nın önde gelen holdinglerinden Asahi Kasei’nin inşaat grubunun tasarladığı yeni ev, sadece evsahiplerini değil kedilerinin ihtiyaçlarını da düşünmüş. Kullanılan malzemelerin pati izi bırakmamasından merdiven altındaki gizli tünellere, rahat atlayıp zıplamaları için tavana monte sıralardan kaçmamalarına yönelik pencere panellerine kadar herşey en ince ayrıntısına kadar hesaplanmış.



Kimileri için saçma ya da komik gelebilir, ama alım gücü yüksek Japonların bu ihtiyacını fark ederek, ilk davranmaları Asahi Kasei’nin rakipleri arasında farklılaşmasını sağlıyor. Üstelik, internet sağolsun, konu, Japonya’yı çoktan aşmış durumda. Haber, kediseverler ya da en fazla ziyaret edilen ev dekorasyonu bloglarında dolandığından; meraklıların, yakınlarındaki bir IKEA mağazasına gidip birkaç rafla, evcil hayvanını düşünerek evinde değişiklik yapması hiç de zor değil.

26 Kasım 2008 Çarşamba

Beyin fırtınası masası...

Bilgi teknolojileri konusunda çözümler sunan Japon Kayac Co. firması, kendisi için geliştirdiği için beyin fırtınası masası Kageroi'yi yakın bir tarihte piyasaya sunmaya karar vermiş. Keio Üniversitesi Inakage Laboratuarı ile beraber geliştirdikleri sistem, katılımcıların diyaloglarını takip ediyor, konuşmaları tanıma özelliğine sahip olduğundan kilit kelimelere göre bu özel masanın üzerine yaratıcılığı tetikleyecek resimler ve sözler yansıtıyor.



Sistem nasıl mı çalışıyor? Önce oda, LED ışıklarıyla ısıtılıyor :=), katılımcılar konuşmaya başladıkça kablosuz mikrofonlar sayesinde Kageroi her konuşulanı kaydedip, kilit kelimelerle bağlantılı resimlerin ya da makalelerin bulunmasına yönelik arama motorunda gezintiye çıkıyor. Böylece toplantı sırasında, tepedeki projektörden masaya derya deniz bilgiler yansıyıp duruyor. Tabii Japonca’nın zor bir dil olmasından dolayı kelimeleri tanımaya çalışan sistemde bazı yavaşlıklar söz konusu ancak geliştirme çalışmaları devam ediyor.



Kayac Co, henüz fiyatı belli olmayan konsept aşamasındaki Kageroi’yi yıl sonuna doğru başta reklamcılık olmak üzere yaratıcı işlerle uğraşan sektörlerin beğenisine sunmayı planlıyor. Hatta bar ve kafelere de eğlence amaçlı pazarlamayı düşünüyorlarmış. Bir sonraki hedefleri ise, taşınabilir versiyonunu yapmak; katılımcıların seslerinin şiddetine ya da tartışmaya kattıklarına göre gölgelerinin büyüyüp küçülme esprisini yansıtabilmek.



Bu yazıyı hazırlıyorken aklıma haftasonu izlediğim Quantum of Solace geldi. Evet kesinlikle herşeyin bir bedeli var ancak değil powerpoint hala iptidai yöntemlerle sunum yapanların “Surface”ın kullanıldığı sahneyi kesinlikle görmeleri gerekir. Sunumları farklılaştırdığınızda ya da fikrinizi anlatıyorken hikayenizle bağlantılı özel bir atmosfer yarattığınızda karşınızdaki nasıl etkileyebileceğinizi bir düşünün.

Kaynak: Japan Inc.

12 Kasım 2008 Çarşamba

Güneş doğudan yükselir

Geçen gün arkadaşlarımla hangi tasarım haftasına gitmek daha ilginç olabilir diye sohbet ediyorken %100 Design Tokyo’dan bahsettik. Takip ettiğim sitelere bakınca da, hakikaten sadece tasarım açısından değil markalar da kendilerini Japonya’ya göre yeniden konumlamak üzere yarış içine giriyorlar.

Moda markalarının (Louis Vitton ya da Prada) amiral mağazaları, sadece otomatlara özel çözümler, sigara paketlerinin özel ambalaj tasarımları...



Son bomba ise McDonald’s’tan. Quarter Pounder adında açılan 2 dükkana bakınca, McDonald’s ile uzaktan yakından alakaları olmadığını fark ediyorsunuz. Ancak, hamburger kesinlikle McDonald’s. Hani üzerinde herhangi bir ibare olmasa da şişesinden Coca Cola’yı tanımamız gibi.

Demek ki, bir gözümüzün hep Uzakdoğu’da olmasında büyük fayda var.

Kaynak: Core77, CScout Japan

15 Ekim 2008 Çarşamba

Starbucks’tan Uzakdoğu’ya özel yeni tatlar…

Tüm dünyada İtalya hariç 46 ülkede hizmet veren Starbucks’ın Amerika’dan sonra ilk ayak bastığı ülke olan Japonya’ya özel yeni tatları 21 Ekim’de piyasaya sunulacakmış. Japonya’nın önde gelen alkollü/alkolsüz içecek firması Suntory ile 2005 yılından beri yürüttükleri işbirliği sonucunda yeni ürünleri teneke kutuda Doubleshot. Tam da Japonların otomat alışkanlığına uygun bir seçenek. Üstelik bu tarih, sıcak ürünlerin de bulunabileceği yeni nesil otomatların lansmanı ile aynı zamana denk geliyor.



Eh biz de Starbucks'tan tez zamanda, Türk Kahvesi ya da sakız aromalı seçenekleri bekliyoruz.

Kaynak: Trends in Japan

18 Ağustos 2008 Pazartesi

(Neredeyse) yenebilir kozmetikler...

Organik ürünler sadece gıda ve tekstilde değil, kozmetikte de gittikçe öne çıkıyor. Mesela, Dr. Murad markasına ait “nar” içerikli ürünlerin reklamları lüks eczanelerin camlarını kaplıyor. Yurtdışında, %100 doğal, kimyasallardan uzak, kobay olarak hayvanları kullanmayan, ambalajı ya da üretimiyle çevreye saygılı veya satın alınan her üründen çevreci bir sivil toplum kuruluşuna bağışta bulunan markalar her geçen gün çoğalıyor. Crema de Cacao, Mod.Skin Labs, Be Fine bunlardan sadece birkaçı...



Japonya’dan Hiina ise %100 soya sütünden yüz maskesi üreterek inovatif markalar arasına katıldı. Tamamı kadınlardan oluşan Hiina yetkilileri, sake üreticileri ve tofu yapanların pürüzsüz ve parlak ellere sahip olduğunu tespit eder etmez çalışmalara başlamış. Beşli paketlerde satılan maskeler, doğal içeriğe sahip olduğundan haliyle gıda fabrikasında üretiliyor.



Ne dersiniz, gelecekte, sabah akşam kullandığınız kozmetik ürünleri yiyebileceğinizi de düşünebiliyor musunuz?

15 Temmuz 2008 Salı

Yedek yaşamlar

Küçük yaşlarda gelişimin en önemli parçalarından biri oyuncaklar. İster hamur, ister yapboz ister Disney karakteri olsun, her yaş grubu için öne çıkan mutlaka bir oyuncak grubu oluyor. Haziran sonuna doğru Tokyo’da gerçekleşen “Toy Show”da ise sadece miniklere değil, büyüklere yönelik oyuncaklar da beğeniye sunuldu.



90’ların efsane oyuncağı "Tamagotchi"yi de üreten Bandai, 1999’da çıkarttığı Purimopueru bebeğinden bugüne kadar 1 milyondan fazla satmış. Ancak bu sayıya ulaşmalarını sağlayanlar, zannettiğiniz gibi çocuklar değil 50 yaş ve üstü Japon hanımlar. Düşen doğum oranı ve artan yaşlı popülasyonun (5 yıla kadar yaşlı sayısı ile bebek sayısının oranı 2’ye 1 olacak) sonuçlarına karşılık Bandai’nin bu durumu fırsata dönüştürdüğü bir gerçek. Üstelik, parçalanan ailelerin kopan ya da uzaklaşan torunları ile doğum yapmayan kadınlar ebeveynlerine torun yerine bu oyuncaktan hediye ediyormuş.



Yine Bandai’dan çıkan diğer bir oyuncak ise; romantik kumbara: Ikemen Bank ya da nam-ı diğer Handsome Man Bank. Japonların bu seferki yedekleme formülü bekar kadınlara yönelik. Kumbaraya para attığınız anda “Gel buraya da omuzlarına masaj yapıyım” ya da “Senden ayrı kalmak istemiyorum” diyor. 50.000 Yen biriktiğinde ise evlilik teklifi ediyor. Nasıl fikir ama :=)