7 Mart Cumartesi günü
i-deco’da seminer vermek üzere İstanbul’a gelen
Ron Kemnitzer’i dinlemek için CNR’daydım. Biraz erken gidip, geçen yıla göre bir farklılık var mı diye fuar alanını geziyim istedim. Ama gördüm ki, iyi niyet söz konusu olsa bile uygulama yine yetersiz.

Mobilya, ev tekstili ve aksesuar firmaları bir yerde, “IDEAS” olarak ayrılan ürün tasarımcıları başka bir alanda yer alıyordu. Artık kriz mi ilgisizlikten mi, özenilmiş bir çalışma duygusunu hissedemedim. Aynı bölümde, sadece Koleksiyon özel bir stand yaptırmıştı. Simsiyah bir zemin üzerinde ürünler hiçbir şekilde ayrışmıyordu. Tek fark edilen en dipte ve köşede olmasına rağmen
Nordist standı idi. Acaba “tasarım dünyasına nice isim sunan Kuzeyliler bu işi bilmiyor da biz mi biliyoruz?” diye düşünmeden edemedim.

Sunumlar ise aynı salonda ortada, bayağı interaktif şekilde yapılıyordu. Gezenlerin telefon konuşmalarından tutun da çocuk bağrışmalarına kadar herşeye rağmen konsantre olup dinlemeye çalışıyorsunuz. Üstelik, toplasanız izleyici mevcudiyeti 30 kişiyi geçmez. Keşke, seminerler, şehir merkezinde bir üniversitede yapılsa, en azından öğrencilerin katılımı sağlanabilse ya da i-deco, Tasarım Haftası’na denk getirilerek bir çarpan etkisi yaratılabilse.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen, Ron Kemnitzer 1 saat süren ve içeriği yoğun bir sunum yaptı. Konuşmasına IDSA Başkanı olmadığını söyleyerek başlayan Kemnitzer,
Villa Tosca Design Management Center ile birlikte geliştirdikleri metodolojiden ve trend raporundan bahsetti. Mimari, moda ve ürün tasarımı olmak üzere üç başlıkta hazırlanan rapor, devamlılığını koruyan ya da parlayan akımların örneklerini zengin görsellerle özetledi.
Kemnitzer, trendlerden bahsediyorken cuma günü sunum yapan Nokia Tasarım Direktörü Eero Miettinen’in bir sözüne de değindi. Pahalılığından dolayı Finlandiya’daki her evde Alvar Aalto koltuklarının olmadığını belirten Miettinen, yine de evlerin Aalto’dan esinlenen ürünlerle döşendiğini söylemiş. Böylece
Kuzey Ülkelerinin tasarımını dünyaya yayan perakende devi IKEA’nın ne yaptığını da tek cümleyle özetlemiş oldu.